Uzun zamandır aklımda olan diğer bir yazımda IT sektöründe asalak olarak çalışanlardan duyduğum rahatsızlıkları paylaşıyorum. Buradaki tespitlerim çalışma hayatım boyunca yaşadığım birikimlerdir. Belli bir zaman dilimini temsil etmiyor. Bilgi teknolojilerinde çalışan arkadaşlar genelde evrak işlerini sevmezler gibi bir yaklaşım uyandırırlar kendilerinde. Bunda iki türlü yaklaşım gözlemliyorum.
Birinci kesim ve hak verdiğim, hatta üzüldüğüm gerçek bilgi teknolojileri çalışanları. İş yoğunluğunu mesai saati sonuna kadar dolu dolu yaşatılan ve hatta 24 saate uzanan beklentileri karşılamakta zorlananlar Kısıtlı eğitim imkanları altında uğraşarak didinerek belli bir bilgiyi ve tecrübeyi elde etmeyi hayat tarzı edinmiş kişiler. İşleri düzen ve en düşük riskle yapmayı hedeflerken maliyetleri de işletme için optimumda tutmaya çalışan meslektaşlarımdan bahsediyorum. Tamamı böyle arkadaşlardan oluşan bir ekipte çalışmak herhalde sayısal lotoyu tutturmak kadar zor olmalı.
İkincisi ve benim tasvip etmediğim bu kişilerden muhakkak diğer sektör ve birimlerde de vardır ama teknik anlamda kamuflajın nasıl yapıldığını gördüğüm için kendi alanımdan bahsetmek durumundayım.
Ayrıca bu arkadaşların mümkünse kapasitelerinden istifade edip çalışma gücü sağlamaya çalışmayan ve kendilerini konumlandırdıkları yerde onları rahatsız etmeden, iş yükünü adaletsiz dağıtan, bana göre yöneticilik vasıfları olmayan, sığ görüşlü bazı yöneticileri de suçlu görüyorum. Bu ayrı bir yazı konusu ve içimin oldukça dolu olduğu bir nokta. Bunlara rağmen sizi işe bağlayan ve destekleyen orta ve üst yöneticilerinde olması birinci grupta olanlar için büyük şans.
Bu arkadaşların benzer özellikleri :
- Ne zaman arasanız muhakkak müsait değildir. Her sabah çayını içerken, haber sitelerinde gezerken mesainin ilk saati nasıl kontrol edildiğini bilmediği sunucuları ve kayıtlarını dahi nereden bakıldığından haberi olmayan ağ cihazlarını kontrol ediyordur. İllaki yarım saatten az olmamak şartı ile daha sonra tekrar aratır.
- Üst ve orta yönetim hedef kitlesidir. Onların işleri her zaman üst seviye önemlidir. Müşteri ile karşılıklı çalışan yada para tahsilatı yapan bir çalışanın devre dışı kaldığı anda müdahale etmek yerine msn’e bağlanamayan genel müdür sekreteri onun için kırmızı alarmdır.
- Yöneticiler aradığında bilmiyorum cevabı onlar için tanımsızdır. Verilecek ve durumu kurtaracak cevap her zaman vardır. Nasıl olsa bir arkadaşını yada ortağını arayıp sorunu çözmeye çalışacaktır. Bilmiyorum ama araştırıp geri dönüş yapabilirim gibi doğal bir cevaptan yoksundurlar.
- Kişisel gelişim onlar için gereksizdir. Nasıl olsa işleri yürüten bir ortağı yada danışmanlık aldığı bir firma vardır.
- Kendini geliştiren insanlara hiç tecrübesi olmayan konularda fikir verip üstünlük kurma çabasındadır.
- Yeni çıkan her teknolojiyi onunla paylaştığınızda muhakkak bir kaç yıl önce denemiştir. (teknoloji bir hafta önce çıkmış olsa bile)
- Bu kişiler için kurallar bütünü,denetim ve yetki kontrolü en rahatsız edici şey. Ölçülmek ve değerlendirilmek onların korkulu rüyası olduğu için ellerinden gelen direnci sergilerler.
- Ekibe yeni katılan ortağına elinden geldiğinde bilgileri geç verir. Mümkün olduğunca sahip olduğu şirket yapısına ait bilgileri koz olarak kullanmak üzere zulada tutar.
- İyileştirme onlar için felakettir. Zira alışmakta zaten zorlandıkları ve kurulu olan düzenleri kökten değişeceği zaman bütün olası kötü senaryoları bir romancı edasıyla yazarlar.
- Diğer birimlerle ilişkileri tamamen kıyak üzerine geçerlidir. Elindeki imkanları çaktırmadan diğerlerine kullandırır ve kendine çıkar çevresi oluşturur. Hatta yaptığı işlemler ortağı tarafından belirlenip devre dışı bırakılsa da onu bile kandırmaktan vazgeçmeden kendi gibi insanlara rüşvet dağıtırcasına kaynakları kullandırmaya devam eder.
- Her zaman geçmişte yaşarlar. Bugün için başardıkları bir projeleri yada çalışmaları olmadığı için geçmişte muhakkak başkası tarafından yapılmıştır ancak size kakalamak için anlatır.
- Şartlar uygun olduğu sürece arazidir. Her telefonunuzda muhakkak bir iş yapıyordur bulunduğu mevkiye hakim yerdeki gelen olursa ıspatlama şansı olsun.
- Bilgi işlemciler için söylenen fakat bu yakıştırmaya sebep olan kendine güveni olmayıp insanların kendisine verilen görevden dolayı bilmediği bir konuda güvenmesini fırsat bilerek rahat bir şekilde yalan söyler.
- Prosedürler ve talimatlar onlar için anlamsızdır. Hele envanter ve değişim yönetimi kayıtları ise çok önemli olduklarını söylemelerine rağmen gereksiz görürler. Kayıt dışı yaşamak onların açıklarını kapatacak desteği beslemek için çok gereklidir.
- Problemleri çözmek onların için çok basittir. Eğer üst düzey yöneticiler etkilenmiyorsa çözüme yetecek kapasite ve metodolojisi olmadığı için eğer yalnızsa arkadaşlarını arayıp hemen yardım ister. Kalabalık bir ortamda ise ortağının işi çözmesini bekler. Tabi oda boş durmaz girebildiğini bütün yönetim ekranlarına girer. Birisi gelip bakarsa o yapamıyormuş görünmesin diye.
- Daha önceki çalıştığım şirkette ekipteki bir arkadaş ki en tehlikelisiydi. Bana göre en vicdansız ve sadist davranış olarak başkasının yaptığı işleri kendisi yapmış gibi lanse etmesi. He böyle biri ondan sonra denk gelmedi ama dikkatli olmakta yarar var.
- Çözümsüzlük odaklı yaklaşımları ile herkesi bıktırırlar. Bu konuda sadece bilgi teknolojileri değil teknik imkan konusunda çözüm mercisi olan birimlerinde en çok farkında olduğum özelliklerinden biridir.
Bu kişiler kendi hayatıma yön verirken asla yapmamam gerekenleri bana öğrettiği için bir katkısı olduğunu düşünüyorum. En önemli gözlemimde “çözüm odaklı” demenin ne olduğunu gerçek anlamda yaşayıp öğrenme fırsatı verdiler. Yaradıkları bir kaç iyi şeyden bazıları bu noktadır herhalde. Buraya kadar yazdıklarım aklımda kalan ortak yönler. Teknik olarak detaya girmeden davranışlar ile yazmak istedim. Belki başka sektörden yada bu kişilerin hizmet verdiği arkadaşlarda katkıda bulunmak isteyebilir. Bunların dışında olan muhakkak başka maddeler de vardır. . Gözümüzden kaçan ve tespit edilmesi daha sinsi arkadaşlarında olabileceğini zannediyorum. Sizlerinde tespitlerinizi bekliyorum.